Bir Köy Evi İçin

Bu Anadolu evlerinin hikâyesi… Bu bizim hikâyemiz.
Mengen’in Baba Hızır Köyü’nde harap bir ev… Belli ki hatıraların ağırlığına daha fazla dayanamamış. Artık çöküyor. Yıkılması için sanırım bir kış mevsimi yeterli… Ama ben onun yağmurdan yağıştan ziyade insana dâir hatıralar sebebiyle bu hâle geldiğini düşünüyorum.
Varlık bir insandan kendine yansıyan nice duyguyu ancak yine insanın yardımıyla taşıyabilir. Bu ev de öyle… Onu bu hâle getiren ilgisizlik ve bakımsızlık değil sadece… Yüklenmiş olduğu onca hatırayı ve duyguyu artık taşıyamaması…
Biraz toprak biraz çimen ve çokça bitkilerin karışımından meydana gelen o tarifsiz kokunun hâkim olduğu bu güzel köyde bu evin çürüyen tahtalarından, çöken çatısından, etrafını çevreleyen ağaçlardan nice hatıranın ve yaşanmışlığın hüznü hissediliyor.
Onunla burada şimdi sessiz sedasız, kelimesiz konuşuyorum ve içerimde çok güçlü bir ilhamı duyar gibi bu evi dinliyorum. Ölümü iyice yaklaşan bir hastayı teselli eder gibi ona sıcak duygularımla teselli veriyorum. Onunla gönüldaşlık ediyorum. Samimiyetimi duyuyor. Hatıraların omuzlarına yüklediği o ağır yük hafifliyor üzerinde. Ölümünü sanki daha derin bir teslimiyetle kabulleniyor ev.
Bugün bu harap evin hüznünü paylaştım. Onu duydum derinden. Sanırım onu anladım. Anlatmak istediği şeyleri yıllarca biriktirmiş içerisinde. Hepsini ama hepsini gönlüme yansıttı bu ev.
Bu Anadolu evlerinin hikâyesi… Sahipsiz bıraktığımız hatıraların, onca yaşanmışlığın, görmezden gelsek bile hep var olan derin bir geçmişin öyküsü…